Denizden Babanız Çıksa Yer misiniz? Denizcilerin Neden Balık Yemediklerini Öğrenince Balığa Tövbe Edeceksiniz

‘Denizde babam çıksa yerim.’ diyenler burada mı? Öyleyse sizi çok üzecek bir haberimiz var çünkü denizciler bile sefere çıktıklarında aç kalmayı göze alıp balık tutmuyorlarmış! Neden tutmadıklarının cevabı ise bir hayli ilginç. Gelin, bu konuyu derinlemesine inceleyelim.

Denizcilerin seferde yiyecekleri bittiği zaman aç kaldığını biliyor muydunuz?

Denizcilerin seferde yiyecekleri bittiği zaman aç kaldığını biliyor muydunuz?

Denizcilerin seyir defterlerine yazdığı çok ilginç notlar ortaya çıktı

Denizcilerin seyir defterlerine yazdığı çok ilginç notlar ortaya çıktı .

Mürettebattan çok sayıda kişi yaşamını yitirmiş.

Seyahat kitaplarını okuduğunuz zaman denizcilerin genellikle aç kaldıklarını hatta bu yüzden çeşitli hastalıklara yakaladıklarını okuyabilirsiniz. Büyük keşiflere imza atan denizciler, bu keşifler sırasında seyir defterlerine ilginç notlar da düşmüşler. Örneğin; balık avladıkları zaman devasa büyüklükte, daha önce görülmemiş pek çok balık sürüsüne rastladıklarını fakat bu balıkların yenilemez olduğuna dair not yazmışlar.

Mürettebattan çok sayıda kişi yaşamını yitirmiş.

Seyir defterinde bir mürettebat, muhteşem bir balık sürüsü yakaladıklarından ancak balıkların büyük kısmını tekrar denize bıraktıklarından bahsetmiş, çünkü balıklar zehirliymiş. Hatta mürettebattan 40 kişi, bunun fark edilmesinden önce balık zehirlenmesinden yaşamını yitirmiş. Böylece denizciler, değişik ve daha önce görmedikleri hiçbir balığı tüketmeme kararı almışlar.

Tabii bilindik balıklardan da zehirlenmek mümkün.

Tabii bilindik balıklardan da zehirlenmek mümkün.

Zehir yalnızca ilk defa görülen balıklarda bulunmuyor tabii. Ton balığı, levrek gibi çok bilindik balık yüzünden zehirlenip ölmek de mümkün. Bu yüzden denizciler; hangi balığın zehirli, hangi balığın yenilebilir olduğuna dair birçok teori öne sürdüler. Çoğu denizci; sadece otçul balıkların zehirli olduğunu, yırtıcı balıkların insan sağlığına hiçbir zararı olmadığını savundu. Aslında bu kanı pek doğru sayılmaz, çünkü beslenme şekli fark etmeksizin tüm balıklar zehirli olabilir.

Denizciler, balıkların yenilebilirliği konusunda birçok test yaptılar.

Denizciler, balıkların yenilebilirliği konusunda birçok test yaptılar.

İspanyolların dinine bağlı insanlar olduğunu belki duymuşsunuzdur. Bu bağlılıktan balığın yenilebilirliği konusunda da yararlandılar. Balığı kutsal suya batıran İspanyol denizciler, ardından balığın üzerine gümüş haç ya da gümüş para yerleştirdiler. Eğer gümüşte bir değişim meydana gelirse balığın zehirli olduğunu düşünüp balığı denize attılar. Tek yöntem bu değildi tabii. Diğer denizciler, yakaladıkları balıkları güvertenin tepesine astılar. Eğer balığın üzerine sinek konarsa yenilebilir, konmazsa zehirli olduğuna kanaat getirdiler.

Önceden, balık yedikten sonra ölenlerin neden öldükleri bir türlü anlaşılamıyordu.

Önceden, balık yedikten sonra ölenlerin neden öldükleri bir türlü anlaşılamıyordu.

MÖ 7. yüzyılın başlarında Çinli şifacılar, balık tüketiminin ardından ani ölümlerin yaşandığını fark ettiler ancak 19. yüzyıla kadar balık tüketenlerin neden öldükleri kesin olarak tespit edilemedi. 1866 yılında Kübalı bir doktor, insanların ani ölümlerinin kabuklu deniz hayvanları ve balıklardan kaynaklandığını açıkladı.

Ölüm nedenleri, enfekte olan kabuklu deniz canlıları ve balıklardı.

Ölüm nedenleri, enfekte olan kabuklu deniz canlıları ve balıklardı.

Balık zehirlenmesi yaşayan insanlar ani bir şekilde yaşamını yitiriyordu, çünkü bu balıkların kaslarında ve dokularında zehir bulunuyordu. Balıklar bu zehri, yedikleri planktonlardan ediniyordu. İşin ilginç tarafıysa balıklar, yedikleri planktonlar nedeniyle zarar görmüyordu. Zehir balığın vücudunda depolanıyor, bu şekilde insan vücuduna geçiyordu. Zehirli balıklar ne kadar pişerse pişsin, balıktaki toksin yok olmuyordu.

Zehirli balıklar tüketildikten sonra bir saat içerisinde karın ağrısına sebep oluyor.

Zehirli balıklar tüketildikten sonra bir saat içerisinde karın ağrısına sebep oluyor.

Vücut zehirle savaşmaya çalışsa da zehir yayılmaya devam ediyor. Ardından şiddetli kusma ve ishal baş gösteriyor. Son raddedeyse solunum sisteminin ve kalbin çalışma düzeni bozuluyor hatta kalp durabiliyor. Belirtilerin ardından kısa sürede tıbbi müdahalede bulunulmazsa ölüme sebebiyet verebiliyor.

Balık zehirlenmesi günümüzde hâlâ yaşanan bir problem.

Balık zehirlenmesi günümüzde hâlâ yaşanan bir problem.

Her yıl yaklaşık 50.000 zehirlenme vakası görülüyor ancak her zehirlenen, hastaneye başvurmadığı için daha fazla zehirlenme yaşandığı düşünülüyor. Dolayısıyla gerçek sayıyı net şekilde bilmek mümkün değil. Bir gün bu sayıya dâhil olmamak için önlem almakta da fayda var tabii!

Kaynak OW

About Post Author

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Previous post Aç kalan su samuru, balıkçı teknesinde yemek aradı
Next post Oltaya kum köpek balığı takıldı
%d blogcu bunu beğendi: