Home / şeyhmus çelik / Soğuk bir kış kampı / Şeyhmus ÇELİK

Soğuk bir kış kampı / Şeyhmus ÇELİK

Soğuk bir kış kampı

Sömestr tatilini kampsız geçirmek istemiyorduk. Ama ilk 10 gün hava muhalefeti nedeniyle çıkamamıştık.

Çarşamba günü güzel bir hava sonrasında ise hafif yağmur görünüyordu…

Salih hocanın 2. çocuğu dünyaya henüz gelmişti ve uykusuz gecelerine doğada bir mola vermek istiyordu….

Sabri Turgut ve Mehmet Şah abilerle kampımıza doğru yola çıktık….

Çarşamba öğlen gibi geldiğimiz Elazığ ağında dostlarımızı ziyaret ettikten sonra botu şişirip yola koyulduk… Sahile geldiğimizde Ağınlı arkadaşların kendi öz imkanlarıyla kıyıya yaptıkları yol işimizi bir hayli kolaylaştırdı..Peki devlet nerede?

Bu halk sahiline 500 metrelik bir yolu haketmiyor mu? Memleketin bir çok yerinde bir çok yasadışı avcı katliamlar yaparken, bu vatandaşlar her türlü yasal ve vicdani kurallara uyarken yollarını bile kendileri yapmak zorunda kalmaları utanç verici….

Ben onlara olan vefa borcundan bu konuya değinmek istedim…

Çarşamba akşam suyu kısa bir alabalık arayışında sonra meşhur imamın yerindeki kamp alanına doğru yol aldık.

Arkadaşlarım kamp kurarken ben akşam suyunu kaçırmak istemedim ve ilk balık güzel bir behran (kasna)… Balığı temizleyip mutlaka midesini kontrol ederim.Balığın içinden çıkanlar bize umut oldu, yeni avlanan balığın midesi gümüş balıklarıyla doluydu….

Ben balıkla döndüğümde kamp alanı kurulmuş, yarın başlayacak yağmur için önlemler alınmış, odunlar kesilmişti… Çalışkan kamp arkadaşlarının olması büyük şans… Bende her kampımda elimden geldiğince iş yükünü paylaşmaya çalışır, kimseye yük olmak istemem… İnanın kimse tembel biriyle kamp yapmak istemez…

Hepimiz rahatlamaya gideriz kampa, başkasına hizmet etmeye değil… Bu nedenle paylaşımcı olmak gerek, biri bir iş tutuyorsa mutlaka ucundan tutmak gerek….

Güzel bir akşam yemeğinden sonra sıcak bir çadır uykusu… Ekipman çok önemli… Özellikle uyku tulumu iyi olmalı…

Altına birde şişme yatak ve kampet eklendi mi evden konforlu olur kamp uykusu…

İkinci gün daha bakir olan rahat boğazına doğru yola çıktık.Gün boyu iyi çalışsak da Sabri abinin aldığı kasna dışında pek tadı yoktu…

Yazının devamı ve görselleri OLTACI DERGİSİ OCAK 2020 107. SAYISINDA

ABONE OLMAK İÇİN 05443414082 WhatsaAp ABONE yazın sizi arayalım veya linki tıklayarak abone olunuz

https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSf4-3si7QVXaAdwJymBmKm5RH1V5k_MGBkOzWAmP1D00XeMPw/viewform

About Ali İhsan Üçbaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Oltacı Dergisi Uygulaması sayesinde her an cebinizde taşıyabileceğiniz av , doğa , yaban hayatı ,
oltacılık , balıkçılık ve sektörü hakkında her şeyi günlük ve anlık bilgiye sahip olmanızı sağlıyor .Yaban hayatı , av , doğa, av köpekleri , outdoor , olta ve amatör sportif balıkçılık ile ilgili sektörel gelişmeleri, yazarlarımızın makalelerini , videolar, fotoğraflar, fuarlar ve festivaller hakkında bilgilere hızlıca ulaşma ve hayatınıza renk katma imkanı sağlıyoruz.
Ücretsiz olarak erişim imkanı sağlayan bu uygulama sayesinde dilediğiniz yayına ulaşabilirsiniz.

Bi Tık Yeter…!

Oltacının Sektörün Gözü Kulağı Sesi

Gelişmelerden İlk siz haberdar olmak için uygulamayı yükleyiniz..