Home / Genel / İstanbul Boğazı’nda Kofana Bereketi

İstanbul Boğazı’nda Kofana Bereketi

İstanbul Boğazı’nda kofanaların aralıksız geçit yaptıkları bir devirde, samimi bir arkadaşım beni bir akşam üstü birkaç balık yakalamak üzere Kandilli’deki yalısına davet etmişti. Yalısının setinin betonu denizde bitiyordu. Yani denizin sıfır noktasındaydık.

Oltalarımızı oradan denize mümkün olduğu kadar da uzağa atacak, hızlı hızlı çekerken de her defasında onlara bir kofananın takılması mümkün olacaktı. Zira kofanalar o kadar boldu ki, saldırdıkları istavritlerin hızla suyun dışına çıktıklarını görebiliyorduk. İstanbul Boğazı’nın genişliği daraldığı yerlerde bile birkaç yüz metreyi geçiyor olmasına rağmen Boğaz istavritlere dar geliyordu. Kofanaların baskısından mümkün olsaydı karaya çıkıp, kurtulmayı tercih edeceklerdi.

Bu durum yem tedarik etmek için kepçemizi denize daldırdığımızda hemen belli olurdu. Anında kepçe en az yarısına kadar istavritle dolardı. İstavrit kıyıyı tercih ediyordu.

Arkadaşımın bana tanıştırdığı birkaç komşusu randevularına sadık kalarak olta takımlarıyla gelmeye başladılar. Beş altı kişi olduk. Atışlarımızı yapmak üzere iki-üç metre arayla denizin safına dizildik. Tıpkı trap atıcıları gibi. Hepsi de iyi atıcıydı. Hatta kim daha uzağa atacak diye birbirleriyle yarışıyorlardı. Daha uzağa gitsin diye kofana balığına bile 0,30-0,35’lik misina kullanıyorlardı.

Ben ise bir sakatlık olmasın diye bir iki kötü atıştan sonra seyirci kalmayı tercih ettim. O akşam yakalanan kofanaların sayısı da az değildi.

Arkadaşım o gün benim memnun kalmadığımı düşünerek birkaç gün sonra bana tekneyle kofanaya çıkmamızı teklif etti. Memnuniyetle kabul ettim. Zira bu dilinden anladığım bir işti. Boğazın akıntılı sularına açıldık ve sığırtmalarımızı civayla adamakıllı parlattıktan sonra derin sularına koyverdik. İstanbul Boğazı’nın derinliği ortalama kırk metredir. Sığırtmayı dibi bulduktan sonra hızla yukarı çekiyorduk. Birkaç balık almıştık. Ne var ki, ikide bir bu iskandili civayla parlatmak arkadaşıma sıkıcı geliyordu.

Yazının devamı ve görselleri OLTACI DERGİSİ EKİM 2019 104. SAYISINDA
ABONE OLMAK İÇİN 05443414082 WhatsaAp ABONE yazın sizi arayalım veya linki tıklayarak abone olunuz 

tps://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSf4-3si7QVXaAdwJymBmKm5RH1V5k_MGBkOzWAmP1D00XeMPw/viewform

About Ali İhsan Üçbaş

Check Also

Bir Tatlı, Bir Tuzlu /Nedim İNAL

Bir Tatlı, Bir Tuzlu Uzun ince bir yol balıkçılık. 15 yıl evvel alabalıkla çıktığım bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.